ESKAL Dernek

Eskişehir Koleji Mezunlar Derneği 1968 yılında Buluç Başaran, Can Delikliler, Zevaiddin Özcan, Halit Öztürk ve İbrahim Sirer tarafından kurulmuştur. İlk mezunlarını 1962 yılında veren okulumuz, ilk kız öğrencilerini de 1971 yılında mezun etmiştir. Halen faal olarak çalışan derneğimizin en önemli etkinliklerinden biri, her yıl mezunları bir araya getiren geleneksel baloyu organize etmektir.

Adres

Kırmızıtoprak Mah. Ilgazdağı Sok.
No:9/2
Telefon & E-Posta

(222) 234 33 25

ealmezunlardernegi@hotmail.com

Son HaberlerBizi Takip Edin

Ertuğrul ALGAN

Ertuğrul ALGAN

Akademisyen, 1974 yılı mezunu.

Eskişehir Maarif Kolejinden 1974’de mezun olan Ertuğrul ALGAN, şu an Eskişehir Teknik Üniversitesinde profesör olarak hayatına devam ediyor. İletişim, Sinema Televizyon, Yeni Medya konularında çalışmalar yapan ALGAN, Eskişehir Maarif Kolejinin son mezunlarından biri. Eskişehir Maarif Koleji’ne girişini ise şöyle anlatıyor. “Benim kolej maceram sıra dışı bir şekilde başladı… Bugünkü Ertuğrul Gazi Mahallesinde oturuyorduk ve babam Devlet Demir Yollarında bir işçiydi. Mahallemdeki işçi çocukları o dönemde ya Orta Okulu okuyup hızla yaşama atılırdı veya Teknik liselere gidip bir teknisyen olurdu. Kolej ile ilgili kafamda minicik bir bilgi dahi yoktu. İlk Okul son sınıftaki öğretmenim Ömer AKKAYA, rahmetle ve saygıyla hep anarım, beni çağırdı ve “başarılı bir öğrencisin, kolej sınavlarına gir” dedi. Evet, ilkokulda başarılıydım. Hatta bazı sınıf arkadaşlarım bana “Profesör” lakabını takmıştı.

Öğretmenime “nedir bu kolej” diye sorduğumda açıklamaya çalıştı. İngilizce eğitim yapan bir okul dedi. Bugünkü Atatürk Lisesinde bir test sınavına girdim ancak test sınavından önce de testin nasıl yapılacağına dair hiçbir bilgim yoktu. Öğretmenim beni birkaç saat çalıştırdı. Test şıkları nasıl seçilir vesaire. Böylece Maarif Koleji’ne girdim. İlk yıl İngilizce hazırlık sınıfıydı. Benim için oldukça zor bir hazırlık dönemi oldu ama birinci sınıfa geçtim ve daha sonra da kolejin bir mensubu olduk. Yedi yıl süreyle orada okudum ve mezun oldum.” 

Unutamadığı yüzlerce anısı olduğunu belirten ALGAN ekledi: “Sınıfımızın yarısı yatılı idi. Yatılı okullarda anılar çok olur. Ben gündüzlü olan grupta idim. Yatılı arkadaşlar ve gündüzlü arkadaşlar arasında inanılmaz yüzlerce, binlerce anı vardır. Hiçbiri aklımdan çıkmıyor. Şöyle söyleyeyim yaramaz bir öğrenciydim. Mesela Maarif Kolejinin alt katında bisiklete ve motosiklete bindiğim için ceza aldığımı hatırlıyorum. Kapıdan girmek yerine sınıfların pencerelerinden girmeyi tercih ederdim. Bir lakabım vardı. Çok zayıftım o zamanlar ve sınıf arkadaşım, rahmetle andığım Hasan Öztoprak bana “Bakımsız Tarzan” derdi.  Sürekli pencerelerde ve okul avlusundaki duvarlarda dolaştığım, hoplayıp zıpladığım için de Tarzan lakabını hak etmiştim diye düşünüyorum. Ayrıca kolej arkadaşlarımla yıllık buluşmalar dışında oldukça sık görüşüyoruz. 74 mezunları neredeyse birbirimizden hiç ayrılmadık. Sosyal medyada bir grubumuz var. 74’lü arkadaşlarımızla nerdeyse birkaç ayda bir mutlaka bir araya geliriz. Ailecek görüştüklerimiz vardır. Zaten büyükçe bir aileyiz. ” 

“Kolejde okuduğumuz yıllarda, fen bilimleri ve matematik eğitimi çok iyiydi. Sınıf arkadaşlarımın önemli bir kısmı mühendis ve tıp doktoru oldu.” diye belirten ALGAN devam etti: “Ben de kolejden mezun olduktan sonra 1,5 yıl kadar kimya mühendisliği okudum ancak kimya mühendisliğinde istediğim keyfi alamayacağımı fark ettim ve ayrıldım. İletişim Bilimleri Fakültesi yeni kuruluyordu. Sinema Televizyon bölümüne girdim. Benim için bu okul çok iyiydi çünkü Kolejdeyken benim sosyal tarafım da güçlüydü hem de çok kitap okuyan bir öğrenciydim. Gece gündüz deli gibi okurdum ve onun faydasını İletişim Bilimleri Fakültesinde, Sinema Televizyon okurken gördüm. Şunu söyleyebilirim tüm İletişim Bilimleri Fakültesinde dört yılda okunan, okutulan ve okunması gereken kitapların nerdeyse tümünü ben Kolejde okuyup, bitirip gitmiştim. Kolejde sosyal bilimler eğitimi de çok iyiydi. O yüzden kendimi çok şanslı sayıyorum.”

Yaşamımda istediğim hedeflere ulaştığımı düşünüyorum diyen ALGAN devam etti: “Belki daha iyisi olabilirdi ama gençlikte yol gösterenlerim azdı. Kolejde film çekmeyi düşünürdüm, film çektim. Akademisyen olmayı isterdim akademisyen oldum. Maarif Koleji’nin başarımızda kuşkusuz çok ama çok önemli bir yeri var. Çünkü orası gerçek anlamda bir okuldu. Tüm hocalarımız inanılmaz derecede değerli insanlardı. Hepsinin üzerimizde inanılmaz emeği vardır. Bizi yalnızca ders anlamında değil ama sosyal birer insan olma yönünde de geliştirdiler ve yetiştirdiler.” 

Maarif Koleji ilk gününden itibaren hayatımda dönüm noktası oldu diyen ALGAN sözlerine şunları ekledi: “Yani başka bir lisede veya ortaokulda okusaydım acaba bu kadar başarılı olur muydum kesinlikle bilemiyorum. Mezun olduktan sonra İletişim Bilimleri Fakültesi’ni bitirdim daha sonra İstanbul’da uzunca bir süre dönemin büyük gazetelerinde çalıştım. TRT’nin kuruluş yıllarında özellikle TRT 2’nin kuruluşunda çalıştım. Yeşilçam’da, reklam ve fotoğraf piyasasında dünya kadar önemli işe imza attık. Daha sonra akademisyen olmaya karar verdim ve Eskişehir’e dönüş yaptım. Akademisyenlik yaşamım başladı ve şu an artık akademisyenliğin son noktalarına geldim. Profesör unvanını taşıyorum. Çok çalıştım ve o çalışmaların da karşılığını bugünlerde alıyorum.” 

Yapmayı düşündüğü birkaç tane önemli belgesel film olduğunu belirterek onlar üzerinde çalışmak istediğini söyleyen ALGAN şunları kaydetti: “Akademisyenliğin artık son yıllarındayım ve önümüzdeki beş yıl içinde emekli olurum diye düşünüyorum. Yazmış olduğum kitaplar var ve o kitapların üzerine tekrar gitmek istiyorum. Bazılarının güncellenmesi gerekiyor. Şu an özellikle Eskişehir, Afyon, Kütahya bölgesi kültürüne hâkim olan insanlardan birinin ben olduğumu düşünüyorum. Bu konuda da çok alçak gönüllü olmuyorum çünkü gerek TÜBİTAK için gerek farklı kuruluşlar için bu bölgeyle ilgili yaptığım çok fazla alan araştırması var. Sosyal Bilimlerle ilgili çok araştırmalarım var. Sosyal Bilim araştırmalarının bazılarını yeniden kaleme alabilirim. Bir üniversitenin kütüphane raflarında kalan çalışmalar değil ama herkesin ulaşabileceği kitaplar haline getirmeyi çok isterim.” 

Derneğimizde geçmişte aktif olarak çalıştım, Eskişehir Ticaret Odası’nın olduğu binada küçük bir ofiste her şeyi halletmeye çalışıyorduk diyen ALGAN, “Her şeyin üst üste yığılı olduğu sadece adresin belli olduğu bir yerdi ancak özellikle hem dernek binaları hem de yapılan yatırımlar olarak arkadaşlarım çok iyi şeyler yaptılar. Eskişehir Koleji Mezunlar Derneği bence güzel ve iyi derneklerden bir tanesi ve böyle de devam etmeli. Çünkü ben derneği bir tutkal, bir yapıştırıcı olarak görüyorum yani geçmişte mezun olanlarla, şu anda mezun olmak üzere olanlar, gelecekte mezun olacak olanları birbirine yapıştıran bir tutkal olarak görüyorum. Umarım da böyle gider.” şeklinde konuştu.  

Ertuğrul ALGAN RÖPORTAJI/16.01.2020

Haber: Şerife KUYU 

eskal_user
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *